top of page

HUNTINGTON HASTALIĞI NEDİR?

15 Şub
3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 29 Eyl

Huntington hastalığı, özellikle beyinde bazal gangliyonlardaki ve korteksteki nöronların ölmesiyle ortaya çıkan nörodejeneratif ve genetik bir hastalıktır. Dördüncü kromozomun kısa kolunda bulunan ve “Huntingtin” isimli proteini kodlayan HTT geninin mutasyonu sonucu bu hastalık ortaya çıkar. HTT geninin 5’ sonunda bulunan CAG kodonunun (glutamin aminoasidini kodlayan kodon) tekrarlarından oluşan bir kısım mevcuttur ve sağlıklı insanlarda bu tekrarlar 26’yı geçmez. 36 veya daha fazla CAG tekrarı varsa Huntington hastalığı ortaya çıkar. 


Huntington hastalığının nesilden nesile aktarılabilmesi için bir mutant alel yeterlidir, yani otozomal dominant geçişli bir hastalıktır. Genellikle ilk semptomlar otuzlu veya kırklı yaşlardan sonra ortaya çıkar ve bunlar hareket bozuklukları, duygusal sorunlar ve bilişsel güçlükler şeklinde kendini gösterir.


Günümüzde Huntington hastalığının bir tedavisi ya da ilerlemesini önleyici, onaylanmış bir tedavi bulunmamasına rağmen geçtiğimiz aylarda gerçekleşen bir gelişme, bilim camiasında güçlü bir umut yeşermesine sebep oldu. 

uniQure isimli firma, Huntington hastalığını yavaşlatmayı hedefleyen AMT-130 isimli ilacın Faz I/II çalışmalarının sonuçlarını 24 Eylül 2025’te yayınladı. Beyin operasyonu ile hastanın beynine direkt olarak tek seferlik ve geri dönüşü olmaksızın verilen bu gen terapisine yönelik sonuçlar ümit verici olarak nitelendirildi. Bu sonuçlar 24 kişilik bir grup üzerinde çalışılmış olan AMT-130 isimli ilacın cUHDRS(Composite Unified Huntington’s Disease Rating Scale) skalasına göre hastalığı %75 oranında yavaşlattığını gösteriyor. Bu sonuç, hastaların normal koşullarda 1 yıl içerisinde gösterecekleri bilişsel gerilemenin 4 yıl içerisinde ortaya çıkacak olması anlamına geliyor. Aynı zamanda deneme grubunda NfL (neurofilament light) seviyelerinde gözlenen %8’lik düşüş, beyin stres altındayken yükselen ve Huntington hastalığında gerileme hızını gösteren bu belirtecin azalması sayesinde ilacın nöron ölümünü yavaşlattığını düşündürüyor.


Fakat her ne kadar sonuçlar olumlu yönde gözükse de “Huntington hastalığına bir çözüm bulundu!” demek günümüz itibari ile güç. Peki neden? 

İlk ve en önemli sebep, AMT-130 çalışmasının karşılaştırma metodu: Bu çalışmada elde edilen %75’lik yavaşlama verisi, ilacı almayan eş zamanlı bir plasebo grubuyla (aynı anda ameliyat süsü verilen ama ilaç verilmeyen hastalar) değil, "dış kontrol grubu" denilen geçmiş hasta verileriyle karşılaştırılarak elde edilmiştir. Olabilir çalışmalarda, özellikle nörodejeneratif hastalıklarda "plasebo etkisi" oldukça güçlü olabilir. Çalışmanın "açık etiketli" olması, yani hastaların ve doktorların ilacı aldıklarını biliyor olması sonuçların psikolojik faktörlerden etkilenmiş olma ihtimalini doğurur.

İkinci olarak, "hastalığı yavaşlatmak" ile "hastalığı iyileştirmek" birbirinden çok farklı kavramlardır. Mevcut veriler, ilacın hastalığın ilerleme hızını yavaşlattığını gösterse de halihazırda ölmüş olan nöronları geri getirdiğine veya hastalığı tamamen durdurduğuna dair bir kanıt sunmamaktadır. Huntington gibi bazal gangliyon ve korteks bölgelerinde kalıcı hasar bırakan bir hastalıkta, gerçek bir kürden söz edebilmek için hasarın geri döndürülmesi veya hastalığın semptomlar hiç başlamadan tamamen engellenmesi gerekmektedir.

Üçüncü kritik nokta ise güvenlik ve sürdürülebilirlik: AMT-130, beyne derin cerrahi müdahale ile enjekte edilen bir gen terapisidir ve bazı hastalarda beyin iltihabı gibi ciddi yan etkiler gözlemlenmiştir. Bu yan etkiler yönetilebilir olsa da tedavinin basit bir hap gibi herkese kolayca uygulanamayacağını gösterir. Ayrıca, ilacın etkisinin ömür boyu sürüp sürmeyeceği henüz bilinmemektedir; şu an elimizdeki veriler sadece birkaç yıllık süreci kapsamaktadır.


Bilimsel sebeplerden de öte, AMT-130’un uygulanma yöntemi bir hayli zor ve riskli olmakla birlikte şu an dünyada var olan diğer gen terapileri gibi bu terapinin de ücretinin oldukça yüksek olması bekleniyor. Bu da herkesin tedaviye ulaşabilmesini güçleştirecek gibi görünüyor.


Tüm bu çekincelere ve zorluklara rağmen, Huntington hastalığı tarihinde bir dönüm noktasındayız. 1993 yılında hastalığa sebep olan genin keşfedilmesinden bu yana ilk kez bir tedavi yöntemi, hastalığın kök nedenine (DNA ve RNA seviyesinde) inerek süreci yavaşlatmayı başarmıştır.


Bugün elimizdeki veriler henüz "Hastalığı yendik" demek için yeterli olmasa da "Hastalığı yenebileceğimizi gördük" demek için yeterlidir. AMT-130 belki nihai çözüm olmayabilir ancak genetik tıbbın Huntington hastalığında işe yarayabileceğini kanıtlayan ilk somut adımdır. Önümüzdeki yıllarda yapılacak daha geniş kapsamlı çalışmalar ve geliştirilecek yeni gen düzenleme teknolojileri ile bu umut verici başlangıcın kesin bir tedaviye dönüşmesi artık sadece bir zaman meselesi olarak görülmektedir. Bilim dünyası için bu sonuçlar bir bitiş çizgisi değil, tedavinin mümkün olduğu yeni bir çağın başlangıcıdır.


Kaynakça

Fox, L., & Hernandez, S. (2025, Haziran 4). Full Steam Ahead: uniQure's On Track Wtih Hope for Accelerated Approval of Huntington's

Gallagher, J. (2025, Eylül 24). Huntington's disease successfully treated for first time. BBC: https://www.bbc.com/news/articles/cevz13xkxpro

Harding, R. (2025, Eylül 24). The First Domino Falls: AMT-130 Gene Therapy Slows Huntington's in Landmark Trial . HDBUZZ: https://en.hdbuzz.net/the-first-domino-falls-amt-130-gene-therapy-slows-huntingtons-in-landmark-trial/

Hernandez, S. (2025, Ekim 23). Additional Clarity: What We Know 4 Weeks After the uniQure News. HDBUZZ: https://en.hdbuzz.net/additional-clarity-what-we-know-4-weeks-after-the-uniqure-news/

Huntingtin. (2025, Eylül 30). Wikipedia: https://en.wikipedia.org/wiki/Huntingtin

Huntington Hastalığı Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi. (tarih yok). Memorial: https://www.memorial.com.tr/hastaliklar/huntington-hastaligi-nedir#huntington-hastaligi-belirtileri-nelerdir


 
 
 

Yorumlar


bottom of page