top of page

Blog


Değişimin Başlangıcı ve İnsanın Akıştaki Özgürlüğü Üzerine
İnsan zihni, kaosu evcilleştirme telaşıyla yaşar. Hayatımızı kronolojik kompartımanlara ayırır, her büyük dönüşe hayali bir "milat" kazırız. Paul Valéry’nin de ihtar ettiği gibi; başlangıcı sonradan icat etme hevesimiz, aslında akışın mülkiyetini ele geçirme çabasıdır (Valéry, 1997). Değişimin bir "an"da, bir kararla başladığına inanmak isteriz; çünkü başlangıç bizdeyse, dizginler de bizdedir. Bu, sarmalın amansız devinimine karşı insanın kurduğu trajik bir illüzyondur. Oysa
Yaren Özübek
29 Eyl2 dakikada okunur


RAGNARÖK: TANRILARIN ÇÖKÜŞÜ
Dokuz diyarı birbirine bağlayan kadim ağaç Yggdrasil’in yaprakları o gün derinlerden gelen kaos nedeniyle daha şiddetli, daha tedirgin titriyordu. Kadim ağaç, köklerini kemiren ve açığa çıkmak isteyen karanlığa tepki veriyordu. Asgard’da ise Odin sessiz ve düşünceliydi çünkü diğer tanrılardan farklı olarak olacakları önceden görmüş ve duymuştu. Bu bir savaş ya da bir son değildi, kaçınılmaz bir dönüşümdü. Odin, bilgelik için büyük bedeller ödemişti. Ancak sonsuz bilgelik onun
Alptuğ Uçar
29 Eyl4 dakikada okunur


Düşüş, Döngü ve Düğüm: Hidrosarmal
Gök kubbeden kopan bir yağmur damlasının yolculuğu düz değildir. Çizgiler kırılır. Rüzgârla buluşan o şeffaf kütle anında yerçekimine teslim olur. Havada görünmez, zarif bir sarmal çizer. Peki, salt düşüş sandığımız o an aslında kusursuz bir kavisin doğuşu değil midir? Toprakla buluşulan o ilk an... Sarmal boyut değiştirir. Suyu yaran iz, iç içe geçmiş halkalar hâlinde dışa doğru nefes alır. Ritmik bir titreşim ya da varoluşun en geçici helezonu. Çarptığı an fena bulan o daml
Ahmet Efe Demir
29 Eyl1 dakikada okunur


DANSE MACABRE
‘‘Gece yarısı kemanını çalar ve kış rüzgârı altında iskeletler dans eder.’’ -Henri Cazalis Işık süjeleri kandırmasın; gün başlarken bizler, hayatlarından kırıkları mezara taşıyan karıncalar olmayı seçeriz. Ne güneşten bizlere akan geleceği vadeder oysa ne de üstünden geçtiğimiz yollar nirengimizdir; gerçeğin pençesi sarmaldır. Zaman kumaşında "an"a ait her olgu bu deseni izler; her bir dönüşünde dün ve yarın, sarmal yayında baştan yazılır. Bu, evrenin yaşayan varlıklarla sons
Elif Eylül Şenol
29 Eyl2 dakikada okunur


"Kafesin teki kuş aramaya çıktı."
İnsan, algılarıyla şekillenmiş bir parmaklığın ardında gerçekliği anlamaya çalışır. Parmaklıklar, deneyimlerin sınırlarını belirler iken soğuk gölgesi her kimse için farklı bir zaafın izini taşır. Sınırlardaki çeşitlilik, benliklerin deneyimlerini öznelleştirir. Farklı algılarıyla farklı benlikler, aynı durumun çevresinde bambaşka gerçeklikler yaşar. Özgün bakış açılarının tevellüdü böyle gerçekleşir. Gerçekliğin kırılganlığı toplumu renklendirirken öznelliği, anlaşılmayışın
Selin Arslan
29 Eyl2 dakikada okunur


ESARETİN SESSİZ RİTMİ
Bağımlılık; beynin ödül, motivasyon, bellek ve ilgili devrelerini etkileyen birincil, kronik bir hastalıktır. Bu devrelerdeki işlev bozukluğu, kişinin biyolojik, psikolojik, sosyal ve ruhsal belirtiler sergilemesine yol açar. Bu durum, bireyin patolojik bir şekilde ödül peşinde koşması ve/veya madde kullanımı ile diğer davranışlar yoluyla rahatlama aramasıyla kendini gösterir. (ASAM, 2019) Alışkanlıklar; belirli bir bağlamda (ipucu) tekrarlanan davranışların sonucunda oluşan,
Gizem Mina Özyazıcı
29 Eyl2 dakikada okunur


KUM SAATİNİN İÇİNDE DEĞERSİZ BİR TANE
“What, if some day or night a demon were to steal after you into your loneliest loneliness and say to you: ‘This life as you now live it and have lived it, you will have to live once more and innumerable times more; and there will be nothing new in it, but every pain and every joy and every thought and sigh and everything unutterably small or great in your life will have to return to you, all in the same succession and sequence – and likewise this spider and this moonlight be
Ecesu Sarıoğlu
29 Eyl2 dakikada okunur


UZUMAKİ: SARMALIN DEHŞETİ
Uzumaki, Japon korku mangasının en özgün örneklerinden biri olarak korkuyu, canavarlar ya da ani korkutmalar üzerinden değil son derece tanıdık bir şekil olan sarmal üzerinden inşa eder. Junji Ito, gündelik hayatta her yerde karşımıza çıkan bu figürü yavaş yavaş bir takıntıya, ardından da kaçınılmaz bir felakete dönüştürür. Uzumaki, okuru ürkütmekle kalmaz; aynı zamanda onu huzursuz edici bir atmosferin içine çekerek rahatsız edici bir deneyim sunar. (Amanja, t.y.) Hikâye, Ku
Azra Aluç
29 Eyl2 dakikada okunur


505: BİR ŞARKI DEĞİL, BİR SARMAL
Bazı şarkılar A noktasından B noktasına gider. 505 ise başladığı yere geri döner, her dönüşte de giderek ağırlaşır. Bu bir yolculuk hikâyesi değil, kaçınılmaz bir döngünün anatomisi. “Favori En Kötü Kabusun” albümü, isminin hakkını veriyor ve bizi favori kabuslarımızın tam ortasına ansızın fırlatan bir şarkıya ev sahipliği yapıyor. 4 dakika boyunca sadece iki akor: Re Minör ve Mi Minör. Normalde sıkıcı olması gereken bu tekrar, Alex Turner'ın elinde bir merdivene dönüşüyor. M
Ahmet Efe Demir
29 Eyl2 dakikada okunur


PICASSO - Aslında gördüğünü mü çiziyordu?
Prosopometamorfopsi terimi, yüzlere özgü bir görsel bozulmayı ifade etmek amacıyla Critchley (1953) tarafından ortaya atılmıştır. Yüz hatlarının bozulması ve hatta birbirine karışması; hayvan yüzleri görme ya da tam yüz dönüşümleri gibi farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. Ancak literatür, en sık görülen belirtinin yüzün dikey olarak ikiye ayrılmış gibi algılanması ve buna eşlik eden yarı bozulmalar (hemidistorsiyonlar) olduğunu göstermektedir. Bu durumu tanımlamak için halk a
EMSA Samsun
29 Eyl2 dakikada okunur


LUCİD DREAM (BERRAK RÜYA)
TANIM Lucid dream (berrak rüya), bireyin rüya gördüğünün rüya sırasında farkında olduğu, özel bir bilinç durumudur. Bu farkındalık bazı bireylerde rüyanın içeriğini kısmen ya da tamamen yönlendirme veya kontrol edebilme yetisiyle birlikte görülebilir. Lucid rüya, uyanıklık ile REM uykusu arasında bir ara durumdan ziyade, yüksek aktivasyonlu REM uykusu dönemlerinde ortaya çıkmaktadır. Lucid dream ile ilgili herhangi bir eğitim almamış normal popülasyonun %5’i haftada bir, %30’
EMSA Samsun
29 Eyl4 dakikada okunur


HUNTINGTON HASTALIĞI NEDİR?
Huntington hastalığı, özellikle beyinde bazal gangliyonlardaki ve korteksteki nöronların ölmesiyle ortaya çıkan nörodejeneratif ve genetik bir hastalıktır. Dördüncü kromozomun kısa kolunda bulunan ve “Huntingtin” isimli proteini kodlayan HTT geninin mutasyonu sonucu bu hastalık ortaya çıkar. HTT geninin 5’ sonunda bulunan CAG kodonunun (glutamin aminoasidini kodlayan kodon) tekrarlarından oluşan bir kısım mevcuttur ve sağlıklı insanlarda bu tekrarlar 26’yı geçmez. 36 veya dah
EMSA Samsun
15 Şub3 dakikada okunur


OKU KIR, DAİREYİ BÜK: ZAMAN
Varoluşun soyut kategorilerinden biri olan zamanın mahiyetini anlamak ve açıklamak kolay değildir. Zaman, doğrusal bir ok şeklinde akmaz; bilinç kendi üzerine doğru dönüp genişledikçe içe doğru ilmekler çizen bir sarmal oluşturur. Zamanı içe kıvrılan bir sarmal olarak görmek, kaygıyı azaltır ve yaşamı bir ‘’rekabet’’ olmaktan çıkarıp bir ‘’keşif’’ haline getirir. Gelecek ise henüz ulaşılmamış bir yer değil, kendimizi tam anlamıyla hatırladığımız o nihai farkındalık anının bir
Feyzullah Kömüş
14 Şub3 dakikada okunur
En yeni haberler ve yazılar için takipte kalın!
bottom of page