top of page

KUM SAATİNİN İÇİNDE DEĞERSİZ BİR TANE

29 Eyl
2 dakikada okunur

“What, if some day or night a demon were to steal after you into your loneliest loneliness and say to you: ‘This life as you now live it and have lived it, you will have to live once more and innumerable times more; and there will be nothing new in it, but every pain and every joy and every thought and sigh and everything unutterably small or great in your life will have to return to you, all in the same succession and sequence – and likewise this spider and this moonlight between the trees, and likewise this moment and I myself. The eternal hourglass of existence will be turned over again and again, and you with it, you speck of dust!’

Would you not throw yourself down and gnash your teeth and curse the demon who spoke thus? Or have you once experienced a tremendous moment when you would have answered him: ‘You are a god and never have I heard anything more divine.’” (Seah, 2020)


1882 senesinde yayımlanmış olan Şen Bilim isimli eserinde "bengi dönüş" fikrini ilk defa bu şekilde sunmuş Nietzsche. Gerçekten de hayatlarımızı sonsuz defa aynı şekilde yaşadığımıza inanıp inanmadığı hâlâ bir tartışma konusu olsa da kendisi bu fikrini, ulaştığı belki de en önemli fikir olarak görmüştür (Philosophy Break, t.y.). Günümüzde Nietzsche dendiğinde Üstinsan kavramı ve Amor Fati anlayışı gibi düşüncelerine yoğunlaşılırken bengi dönüş fikri biraz daha arka planda kalmış gibi duruyor, öyle değil mi? O zaman neden Nietzsche için fikirleri içerisinde en önemlisi bengi dönüş olmuş olabilir?


Nietzsche’ye göre bu sorunun önemi, bu bilgiyi öğrendikten sonraki tepkimizde yatıyor. Nietzsche’nin sunduğu düşünce deneyinin başınıza geldiğini düşünün: Gerçekten de bir şeytan yanınıza gelse ve yaşadığınız bu hayatı tekrar tekrar, aynı şekilde, sonsuza kadar yaşayacağınızı söylese ne hissederdiniz? Hayatınızda aynı şekilde üzgün, neşeli, depresif, öfkeli hissedeceksiniz ve hiçbir değişiklik olmayacak. Sonsuz bir döngüde olma fikri sizi korkutuyor mu? Yoksa değerli anılarınızı tekrar tekrar yaşayabilecek olmak sizi mutlu mu ediyor?


Nietzsche’nin Üstinsan anlayışı, bir açıdan bu deneyden çıkarmamızı beklediği sonuca yakın. Üstinsan; hayatı boyunca kaderi ona ne sunarsa hepsine “evet” diyebilme yetisine sahip, acı verici ve neşeli tecrübelerin hepsini eşit derecede kabullenebilen birisidir Nietzsche’nin gözünde (Philosophy Break, t.y.). Bengi dönüş deneyinde de insanların aslında bu teori karşısında mutlu olmalarını, yani insanların sonsuza kadar aynı hayatı tekrar tekrar yaşayabilecekleri ihtimalini kucaklamalarını bekliyor (Seah, 2020). Her anı o anda yaşayabilmek, her tecrübeyi ne kadar acı verirse versin tekrar yaşamayı kabul etmek, özünde Üstinsan’ı oluşturan bir element.


Her ne kadar bu düşünce deneyi, hayatımıza dair en küçük detayların dahi değişemeyeceği koşulunu öne sürse de aslında özünde okuyucusunu kendisini geliştirme veyahut aşma yönünde itmeye mecbur bırakır. Zira bengi dönüşün içinde yer aldığınızı öğrenmeden önceki hayatınıza bakış açınız ile öğrendikten sonraki farkındalığınız arasındaki fark kaçınılmazdır. Aslında değişmezliği baz aldığınız bu düşünce yardımıyla siz çoktan değiştiniz bile.


Kaynakça

Philosophy Break. (t.y.). Eternal recurrence: What did Friedrich Nietzsche really mean?


Seah, J. (2020). Eternal recurrence revisited. Philosophy Now.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page