top of page

PICASSO - Aslında gördüğünü mü çiziyordu?

29 Eyl
2 dakikada okunur

Prosopometamorfopsi terimi, yüzlere özgü bir görsel bozulmayı ifade etmek amacıyla Critchley (1953) tarafından ortaya atılmıştır. Yüz hatlarının bozulması ve hatta birbirine karışması; hayvan yüzleri görme ya da tam yüz dönüşümleri gibi farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. Ancak literatür, en sık görülen belirtinin yüzün dikey olarak ikiye ayrılmış gibi algılanması ve buna eşlik eden yarı bozulmalar (hemidistorsiyonlar) olduğunu göstermektedir. Bu durumu tanımlamak için halk arasında “Şeytan Yüzü Sendromu” ve “Alice Harikalar Diyarında Sendromu” gibi terimler türetilmiştir.


Bu durum, Lewis Carroll’ın Alice Harikalar Diyarında adlı eserinde; Alice’in Düşes’in mutfağından bir bebeği dışarı çıkardığı ve bebeğin burnunun kademeli olarak “yukarı kalkık bir buruna” dönüştüğünü, ardından da bir domuza evrildiğini gördüğü sahnede yer alır. Gerçek hayatta ise, sanatlarındaki ayrılmış ve farklı şekillerde bozulmuş yüzlere bakılırsa, Pablo Picasso ve Francis Bacon’ın bu durumu bizzat deneyimlemiş olabilecekleri düşünülmektedir.


Prosopometamorfopsinin klinik tanımlamaları son derece nadirdir; ancak durum muhtemelen bildirilenden daha yaygındır. Bilinen ilk vaka raporu bir yüzyıldan daha öncesine dayanır. Lachmund (1904), nöbet sonrası bir alacakaranlık durumunda aynada kendine bakan ve yüzünü “değişmiş”, “daha büyük” ve “büyük, çarpık gözlere sahip” olarak gören 37 yaşındaki bir kadını rapor etmiştir.

Beş yıl sonra Lenz (1909), muhtemelen bilateral oksipital inme nedeniyle aniden kör olan ve kısmi iyileşmenin ardından, maküler korumalı sol taraflı hemianopsi ile başa çıkmaya çalışırken tanıdık yüzleri “çok büyük, tuhaf ve yüz buruşturan” şeklinde gören 73 yaşındaki bir kadını tanımlamıştır.

Takip eden on yıllarda Curschmann (1916), migreni olan ve hem halüsinasyon olarak gördüğü hem de gerçek kişileri grotesk şekilde bozulmuş yüzler olarak algılayan 35 yaşındaki bir kadını tanımlamıştır.

Takip eden on yıllarda Curschmann (1916), migreni olan ve hem halüsinasyon olarak gördüğü hem de gerçek kişileri grotesk şekilde bozulmuş yüzler olarak algılayan 35 yaşındaki bir kadını tanımlamıştır.


Prosopometamorfopsinin daha sık belgelenmesi özellikle İkinci Dünya Savaşı’nda, oksipital bölgeye isabet eden kurşun veya şarapnel yaralarından sağ kurtulan askerlerde görülmüştür. O zamandan beri tümör, enfarktüs, epilepsi ve multipl sklerozdan psikoza kadar çeşitli durumlarda da tanımlanmıştır.

Bu nedenle prosopometamorfopsinin etiyolojisi, doğası gereği multifaktöriyel kabul edilmektedir.Prosopometamorfopsinin etiyolojisi arasında kafa travması, serebral enfarktüs (beyin damar tıkanıklığı/inme), epilepsi, migren ve halüsinojen kalıcı algı bozukluğu sayılabilir. Bu bozukluk, beyinde saptanabilir herhangi bir yapısal değişiklik olmaksızın da kendini gösterebilir.


Vakaların çoğunluğunda müdahaleler altta yatan nedene yöneliktir (örneğin epilepsi için antiepileptikler, migren için migren profilaksisi vb.). Tam iyileşme gösteren hastaların yaklaşık yarısı aktif tedavi (örneğin beyin tümörlerini çıkarmak için cerrahi, epilepsiyi tedavi etmek için antiepileptikler) almışken, diğer yarısı hiçbir tedavi almamış; bilinmeyen bir tedavi görmüş, konservatif tedavi veya sekonder önleme (örneğin aspirin, mannitol, klopidogrel) almış olmasına rağmen iyileşmiştir. İyileşme süresi saatlerden yıllara kadar değişmekle birlikte, en sık görülen aralık günler ila haftalardır.


Not edilmelidir ki “tam iyileşme” ifadesi, altta yatan bozuklukların veya eşlik eden semptomların değil, spesifik olarak prosopometamorfopsinin iyileşmesi olarak tanımlanmıştır. Vakalar sonuç açısından önemli farklılıklar göstermiştir. Örneğin bir hastada prosopometamorfopsinin yerini kısmi körlük almış; sağ hemisferin neredeyse tamamına sızan masif bir glioblastomu olan bir başka hastada ise cerrahi sonrası iki gün içinde yüz distorsiyonları düzelmiş ve hasta işine geri dönmüş, ancak muhtemelen komplikasyonlar nedeniyle dört ay sonra hayatını kaybetmiştir. Dahası, beyin enfarktüsü, tümör ve cerrahiden kaynaklanan vakalar bile iyi iyileşme oranları göstermiş; beyin cerrahisi (çoğunlukla tümör rezeksiyonu için) uygulanan vakaların tam veya tama yakın iyileşmeyle sonuçlandığı bildirilmiştir.



 
 
 

Yorumlar


bottom of page